Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2014 Pazartesi

Dolardaki Sakinliğin Sırrı



Türkiye'ye 17 günde 3.9 milyar girdi.

Dolardaki Sakinliğin Sırrı

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan 27 Ocak-13 Şubat arası Türkiye'ye 3,9 milyar dolar giriş olduğunu, dolar kurundaki sakinliğin bu girişe bağlanabileceğini belirtti.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan CNBC-E canlı yayınında önemli açıklamalarda bulundu. İşte Ali Babacan'ın açıklamalarından satır başları...

Sadece Türkiye'de değil bütün gelişmekte olan ülkelerde borsalar düştü, dolar kuru ve faizler yükseldi. Ancak gelişmekte olan ülkeler hala çok yüksek büyüme oranları yakalayacak. Getiri arayan yatırımcılar gelişmekte olan ülkelere yönelmeye devam edecek.

FED'İN POLİTİKALARI

Her ülkenin kendi ulusal çıkarları var. G-20 birbirine yoğun şekilde entegre olmuş ekonomileri koordineli şekilde hareket etmelerini sağlıyor. Fed'in açıkladığı raporlarda gelişmekte olan ülkelerin kırılganlığını tamir etmediğini belirtiyor. Her ülke kendine baksın diyorlar. Gelişen ülkelerdeki istikrarsızlık bizi etkiler mi diye de düşünüyorlar. ABD para politikası uygularken dünyada neler oluyor dikkate alması lazım.

FED'İN ÇEKİLMESİNİN TÜRKİYE'YE ETKİSİ OLUR

22 Mayıs 2013'te yeni bir dönemin açılacağını söyledi. Bu zamanlama olarak pek çok kişi için sürprizdi. Tahvil alım azaltımını mümkün olduğu sürece öngörülebilir yapmaya gayret ediyorlar. Bunun etkisinin sıfır olacağını söylemek zor. Türkiye'de de etkili olacaktır. Ama farklı dönemlerde farklı etkilere karşı atılacak adımlar belli. Merkez Bankası'nın elinde enstrümanlar var.

TOPLU ÇÖZÜM PAKETİNE GEREK YOK

Türkiye'nin kriz dönemi yok. Piyasaların hareketli olduğu bişr dönem yaşadık. Reel ya da finans sektör için zaten atmamız gereken adımlar var. Belli zaman dilimi içerisinde sektörlerle irtibat halindeyiz. Ama toplu bir çözüm paketi gerektirecek durum yok.

17 GÜNDE 4 MİLYAR DOLARA YAKIN PARA GELDİ

Para politikamızla birlikte kısa cvadeli sermaye Türkiye'den uzak durdu. Yatırımcılarrın çoğu zaten uzun vadeli yatırımcılardı. Onlar da hmen çıkmadı. 27 Ocak-13 Şubat arası Türkiye'ye 3,9 milyar dolar giriş oldu. Kurdaki sakinlik bu girişe bağlı.

İşsizlikte yukarı yönlü trend son iki ay kırıldı. Bu yıl büyüme yüzde 4 civarında olursa işsizlik yüzde 9.5'a düşebilir. Siyasette yaşananlar tüketime yansıyacak mı, bunun yanıtı büyümeyi etkiler.

13 Şubat 2014 Perşembe

14 Şubat'ta Büyük Şok

14 Şubat'ta Büyük Şok

Taksit yasağı darbe vurdu. Her yıl 14 Şubat'ta yaşanan hareketlilik bu yıl yok. Kuyumcular dertli...

BDDK’nın kredi kartında taksit sınırlamalarıyla ilgili aldığı karar kuyumcuların tepkisine neden oldu. Taksit yasaklarından önce her yıl 14 Şubat Sevgililer Günü’nde satışlarda gözle görülür bir artış beklenirken bu yıl böyle bir tablonun ortaya çıkmayacağı ifade ediliyor. 

Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Norayr İşler, “Bu durum sektörde büyük sıkıntı yarattı. Birçok kuyumcu bizi arayıp haklı olarak 14 Şubat dönemi için sitemlerini dile getiriyorlar” ifadesini kullandı.

14 Şubat döneminde geçen seneye göre büyük bir durgunluk olduğunu da anlatan Norayr İşler, "Normalde oldukça hareketli olması gereken Şubat ayında bu sene işler tamamen durmuş vaziyette. Sonuçta derin bir geçmişe dayanan büyük bir sektörüz. 5000 yıl önce de Anadolu'da kuyumculuk vardı. Şimdi neden bu sektöre kısıtlamalar getiriliyor, bunu anlamak güç. BDDK başkanı 'Paranızı israf etmeyin, iyi yatırımlar yapın' gibi açıklamalar yapıyor. Fakat altın israf mıdır, altından daha iyi bir yatırım var mıdır; burada asıl üzerinde düşünülmesi gereken bu” ifadelerini kullandı.

18 GÜN KALDI


İşler BDDK’nın taksit sınırlamalarıyla ilgili olarak Ankara ile toplantı halinde olduklarını belirtirken, “Sorunun çözümüyle ilgili olarak Ankara'yla toplantı halindeyiz. Konuyu diyalogla çözmeye çalışıyoruz” dedi. Taksit yasağıyla ilgili olarak yasal yollara başvurmak için önlerinde 18 günlük bir süre olduğunu ifade eden İşler “Taksit yasakları sektör çalışanlarını olumsuz etkiledi. 250 bin çalışanın, 30 bin iş yerinin bulunduğu bu sektörün önüne engeller koymak yerine, destek görmeyi bekliyor ve talep ediyoruz. Sektörü büyütmek yerine küçültmenin kimseye bir faydası olmayacaktır" dedi. 

ACİL ADIMLAR ATILMALI

Taksit yasaklarına bir tepkide Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Ayhan Güner’den geldi. Güner, son 10 yıldır gerek yurtiçinde gerekse yurtdışı pazarlarında başarılı bir şekilde büyüyen Türk mücevher ve kuyum sektörü olarak oldukça zor bir dönem yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Tüm kamuoyunun bildiği gibi Şubat ayından itibaren kuyum alışverişlerinde kredi kartına taksit uygulaması kaldırıldı. Ne yazık ki uygulama tüm firmalarımızın satışlarına olumsuz olarak yansımaya başladı ve bu konuda acil bir adım atılmazsa kuyumcuları daha da zor günler bekliyor. Kredi kartı taksiti özellikle tek seferde ödeme yapabilecek güce sahip olmayan vatandaşlar tarafından yoğun olarak kullanılıyor.

4 BİNİ KAPANABİLİR


Ürün bedelleri yükseldikçe sunulan taksit imkanları nihai tüketici açısından satışları teşvik ediyordu. Ancak şimdi tüketiciler alımlarında zorlanmaya başladı. Hatta uygulamanın tüm ürünlerimizi kapsaması bu anlamda alımları nerdeyse durma noktasına getirdi. Uygulama böyle devam ederse şu an ülkemizde faaliyet gösteren 40 bini aşkın kuyumcunun yaklaşık yüzde 10'u yani 4 bini kapanabilir."

Öte yandan Mücevher İhracatçıları Birliği'nden yapılan açıklamaya göre, sektörde büyük tepkiyle karşılanan ve kuyum alışverişlerinde kredi kartına taksit uygulamasına yasak getiren BDDK kararının düzeltilmesi için 15 Şubat Cumartesi günü Nuruosmaniye Caddesi'nde basın açıklaması yapacak.

Ciner'in Satışı Fatih Saraç'ı da İlgilendiriyor

Ciner'in Satışı Fatih Saraç'ı da İlgilendiriyor

Turgay Ciner'in çoğunluk hissesini sattığı UCZ Mağazacılık'ın Yönetim Kurulu Başkanı, Habertürk'ün de yönetim kurulu üyesi olan Mehmet Fatih Saraç.

Rekabet Kurumu'na yapılan başvuruya göre Park Holding, UCZ Mağazacılık Ticaret A.Ş. paylarının yüzde 60'ını Ergün Bodur, Ertan Acar, İsmet Or, Ahmet Özaktaç ve Veysel Taşkın'a sattı.

Bu isimlerden Veysel Taşkın, Ergün Bodur ve Ertan Acar Doğa Bitkisel Ürünler A.Ş adlı şirketin ortakları arasında yer alıyor.

MURAT ÜLKER'İN YAKIN ARKADAŞI

İsmet Or ise Cafe Crown zincirinin kurucusu. Or aynı zamanda Ülker'e ait Bizim Mutfak'ın Eminönü'nde bulunan lokantasını işleten isim.

Ahmet Özaktaç da Murat Ülker’in yakın arkadaşı olarak biliniyor.

UCZ Mağazacılık'ın Türkiye genelinde 2 binden fazla şubesi bulunuyor.

Kartta Şok Taksit Oyunu!

Kartta Şok Taksit Oyunu!

Kuyumcu ve cep telefonuna getirilen taksit sınırlamasını aşmak için firmalar her gün yeni yöntemler keşfediyor. Daha önce gündeme gelen 'kılıf alana telefon bedava' ve '12 taksitli hediye kartı' yöntemlerinin ardından şimdi de bankalar yeni bir yol buldu.

Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre bazı bankalar firmalarla anlaşma yaparak alışverişleri bireysel krediye çevirip taksitlendiriyor. Sistem ise şöyle işliyor:

"Tüketici, mücevherat veya cep telefonu satan bir firmadan gidip beğendiğini ürünü kredi kartı ile satın alıyor. Ürüne eskisi gibi taksit yapılamadığı için firma tek seferde bütün parayı çekiyor. Tüketici ise elindeki kredi kartı slibi ile bankaya gidip alışveriş yaptığını belgeliyor. Bunun üzerine banka tüketiciye ürün için ödediği parayı verip karşılığında 12 taksitli bireysel kredi açıyor. Tüketici de bu sayede peşin aldığı ürünü taksitle ödeyebiliyor."

Sektör kaynakları şimdilik bu uygulamanın iki banka tarafından yapıldığı bilgisini veriyor. Bu bankalar her türlü kredi kartı ödemesini kabul edip bazılarında kredi için belirli bir faiz oranı uygularken bazılarında ise krediyi tamamen bedelsiz veriyor. Kredinin faiz oranı ise yapılan alışverişin tutarı ve hangi firmadan alışveriş yapıldığına göre değişebiliyor. Banka bu sayede kendi bireysel müşteri portföyünü de geliştirmiş oluyor.

Ancak yapılan işlemin yönetmeliğe uygunluğu konusunda ise çeşitli tartışmalar var. Kimi bankacılar bunu 'yönetmeliğin arkasından dolanma' olarak yorumlarken, yapmayan bankalara karşı haksız rekabet yarattığını ve etik dışı olduğunu vurguluyorlar. Konu ile ilgili görüşlerini açıklayan ancak ismini vermeyen bir banka yöneticisi, "Bu bankalar benim kart borcumu kredi ile ödeterek alenen bizim kârlılığımızı etkiliyor. Bizim kredi kartımızı aracı olarak kullanıyor. Aşırı derecede etik dışı ve yönetmeliği suistimal eden bir uygulama. Bu durum yasaya tam uyumlu alışveriş kredisi uygulamaları yapacak olan bankaları olumsuz etkiler" dedi.

"VERGİDEN KAÇIRMAK SUÇTUR; KAÇINMAK DEĞİL"

BDDK yetkilileri ise, bankaların tüketici kredisi vermelerinin önünde bir engel olmadığını, bu tür alışverişleri de kredilendirebileceklerini belirtiyor. Bir yetkili, "Bizim pırlantaya, altına taksit sınırlaması getirmemizdeki en önemli amaç, kuyumcular aracılığıyla yapılan 'gölge bankacılığı' engellemekti. Yani adam altın, pırlanta almış gibi yapıp aslında, nakit ihtiyacını karşılıyordu. Bunu bankadan yapması gerekirken kuyumcudan yapıyordu. Şimdi yapamıyor" dedi.

Yetkili, cep telefonu kılıfının yanında verilen cep telefonu kampanyasının da kendileri açısından bir sakıncası olmadığını ancak Maliye açısından yaratacağı sıkıntılara dikkat çekti. Yetkili, "Maliye'de bir kural vardır. Vergi kaçırmak ve vergiden kaçınmak. Biri suçtur, diğeri değil. Şimdi hem bankalar hem satıcılar taksitten kaçınmanın yollarını arıyorlar" dedi.

'Fakirler Ağlamayı Kesmeli'

'Fakirler Ağlamayı Kesmeli'

ABD'de lüks giyim sektörünün önde gelen yöneticilerinden Bud Konheim, ''Biz aslında fakir olarak kabul edilen kesimin, dünyanın bambaşka ülkelerinde oldukça zengin olabileceği bir ülkede yaşıyoruz'' dedi.

Lüks giyim markası Nicole Miller’ın CEO’su Bud Konheim, bir röportajında fakirlere seslendi.

Konheim, ABD’de fakir olarak kabul edilen kesiminin dünyanın diğer bölümlerinde o kategoriye girmediğini söyledi.

Konheim “Biz aslında fakir olarak kabul edilen kesimin dünyanın bambaşka ülkelerinde oldukça zengin olabileceği bir ülkede yaşıyoruz. 

Ama sürekli olarak ondan bundan şikayet ediyoruz. Ülkemizde yıllık 35 bin dolar kazanan bir kişi az kazandığından şikayet edip duruyor. Neden bir kere de bu kişinin Hindistan, Çin ya da adını bile bilmediğimiz bir ülkede zengin bir hayat yaşayabileceğini düşünmüyoruz. 

Fakir kesim ağlamayı kesmeli” diye konuştu.

Otomobil Almak İsteyenlere Büyük Şok

Otomobil Almak İsteyenlere Büyük Şok



Fiyatlar uçuşa geçti. 30 bin TL'nin altında otomobil bulmak neredeyse imkansız.

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve döviz kurlarındaki artışların ardından zamlanan otomobillerin en düşük motor gücü ve donanıma sahip modellerini bile 30 bin liranın altında bulabilmek neredeyse imkansız hale geldi.

Türkiye'de önemli pazar payına sahip küçük sınıftaki (B sınıfı) marka ve modellerin 1.0-1.4 motor gücüne sahip versiyonlarının en düşük fiyatları, 30 bin ila 40 bin lira arasında değişiyor.

50 BİN'İ DE AŞIYOR

Bu sınıfta sadece bir modelin fiyatı 30 bin liranın altında kalırken küçük sınıf aracında bile aracında güç ve konfordan ödün vermeyen tüketiciler ise 50 bin lirayı aşan fiyatlarla karşılaşıyor.

ÇITA YÜKSELDİ

AA muhabirinin, Türkiye pazarında faaliyet gösteren yerli ve yabancı otomobil firmalarının en düşük motor gücü ve donanıma sahip modellerini dikkate alarak derlediği bilgilere göre, ÖTV ve döviz kurlarındaki artışları peş peşe fiyatlarına yansıtan firmalar, "fiyat çıtası"nı bir hayli yükseltti.

Otomobil kullanıcılarının yıllardır "düşük yakıt tüketimi, makul vergi oranları, şehir içi kullanım ve park kolaylığı" gibi nedenlerle tercih ettiği küçük sınıf otomobillerin taban fiyatı, zamların ardından 30 bin liraya kadar çıktı.

Bu fiyatın altında sadece Chevrolet'in "Aveo" modelinin bir versiyonu kalırken küçük sınıf otomobillerin en düşük motor gücüne sahip versiyonlarının fiyat aralığı 30 bin ila 40 bin lira arasında değişiyor.

Türkiye pazarında uzun süredir faaliyet gösteren ve ciddi pazar payına sahip markaların bazı modellerinin fiyatları ise yine küçük sınıfta yer almalarına rağmen birkaç ay öncesindeki bir üst segment (C sınıfı) araçların fiyatlarına yaklaştı. Küçük sınıf aracında bile aracında güç ve konfordan ödün vermeyen tüketiciler ise 50 bin lirayı aşan fiyatlarla karşı karşıya kalıyor.

Yerli ve yabancı otomobil firmalarının, en düşük fiyatlı bazı modelleri şöyle:


Marka-Model Fiyat (TL)

Chevrolet Aveo Hatchback MY 13.5 HB 1.2 16V LS 29.250

Chevrolet Aveo Hatchback MY 13 HB 1.4 16V LT 34.064

Citroen C-Elysee VTi 72 HP M/T Attraction 39.200

Citroen 1.0i Confort Sensodrive 42.600

Dacia Yeni Sandero Ambiance 1.2 16V 75 bg 32.300

Dacia Yeni Sandero Ambiance 1.5 dCi 75 bg 38.650

Fiat Yeni Panda 1.2 69 HP POP 37.750

Fiat Linea Classic 4K 1.4 FIRE 77 HP ES 36.550

Ford Yeni Fiesta Trend 1.2 5i 82 S 41.350

Ford Yeni Fiesta Titanium 1.4i 96 PS 46.855

Kia Picanto düz vites 1.25 benzinli 85 PS 38.650

Kia Picanto otomatik 1.25 benzinli 85 PS 42.250

Nissan Yeni Micra 1.2 Street M/T benzin 1.198 cc 35.990

Nissan Yeni Note 1.2 Visia M/T benzin 1.198 cc 38.990
Hyundai Yeni i10 1.0 Style 33.900

Hyundai Yeni i20 1.2 D-CVVT JUMP 37.200

Peugeot 107 Trendy 1.0 68 bg 2 Tronic 38.900
Peugeot 208 Access 1.0 VTi 68 hp 36.900

Renault Yeni Symbol Joy 1.2 16V 75 bg 32.350

Renault Yeni Symbol Touch Turbo 90 bg 38.100

Skoda Yeni Citigo Ambition 1.0 60 HP 30.600

Skoda Fabia HB Elegance 1.2 70 HP 36.700

Suzuki Splash 1.2 GLS MT 94 HP 4x2 34.551

Suzuki Splash 1.2 GLS AT 94 HP 4x2 otomatik 38.894

Toyota Yaris 1.0 Life 36.270

Toyota Yaris 1.33 Fun 40.670

Volkswagen Polo 1.2 70 PS Trendline 36.700

Volkswagen Polo 1.4 85 PS Comfortline 41.200

3. Köprü'nün Temelleri Tamamlandı

3. Köprü'nün Temelleri Tamamlandı

Şu ana kadar 14,5 milyon metreküp kazı, 4,4 milyon metreküp dolgu, 47 menfez çalışmasının yapıldığı 3. Boğaz Köprüsü'nün temel şaft kazıları ve temellerinin tamamlandığı bildirildi.

Karayolları Genel Müdürlüğü, 3. Boğaz Köprüsü'nün temel şaft kazıları ve temellerinin tamamlandığını bildirdi.

Genel Müdürlükten alınan bilgiye göre, dünyanın en büyük metropol şehirlerinden biri olan, günde 1500 aracın trafiğe katıldığı, her geçen gün nüfusu artan İstanbul'da ulaşım alanında en büyük projelerden birisi olan 3. Boğaz Köprüsü Projesi'nin de içerisinde bulunduğu "Kuzey Marmara Otoyolu Projesi" ile "Odayeri-Paşaköy Kesimi" projesinin yapımı devam ediyor.

Hizmete açılmasıyla İstanbul trafiği ile beraber Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerindeki yoğunluğu büyük oranda rahatlatması planlanan 3. Boğaz Köprüsü'nün de içerisinde bulunduğu projeler kapsamında sürdürülen çalışmalarda bugüne kadar, "güzergah açılması ve harita alımı" işleri gerçekleştirildi.

Şu ana kadar 14,5 milyon metreküp kazı, 4,4 milyon metreküp dolgu, 47 menfez çalışmasının yapıldığı 3. Boğaz Köprüsü'nün temel şaft kazıları ve temelleri tamamlandı.

Projede 12 viyadük ile 9 altgeçit ve 3 üst geçitte betonarme imalatlar, kule ve ankraj bölgesi imalatları yapılmaya devam ederken, 20 menfez ile Riva ve Çamlık tünellerinde çalışmalar sürdürülüyor. Ayrıca, Riva giriş, Çamlık çıkış portalleri tamamlanarak, tünel kazısına başlandı.

Kule yüksekliği Avrupa Yakası'nda 198 metre, Asya Yakası'nda ise 190 metreye ulaştı. Çalışmalar sonucunda günde kuleler günde 2 metre yükseliyor. Garipçe tarafındaki kulenin yüksekliği 322, Poyrazköy kesimindeki kulenin yüksekliği ise 318 metreyi bulacak.

Yaklaşık 4 bin 100 kişinin çalıştığı proje kapsamında, 608 iş makinesi ve 45 çeşitli ekipman kullanılıyor. Hava şartlarının uygun olması durumunda çalışmalar, 24 saat devam ediyor.

Yüzbinlerce Şirket İçin Yarın Son Gün

Yüzbinlerce Şirket İçin Yarın Son Gün



Yarından itibaren şirketiniz dağılmış sayılabilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu uyarınca sermayesi, 10 bin liranın altında olan limited şirketler ile 50 bin liranın altında olan anonim şirketlerin sermaye artırımı yapmaları için verilen süre yarın doluyor. 

İlgili şirketler yarın mesai saati bitimine kadar sermaye artırımı yapmadıkları takdirde dağılmış sayılacak ve şirket kurmak için gereken prosedürleri yeniden geçmek zorunda kalacak.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, şirketlerin sermaye artırımı yapmadıkları takdirde ticari sicillerinin kaydi olarak yok olacağını hatırlattı.

Uygulamanın bir süredir ertelendiğini dile getiren Özdebir, "Şirketlerin kredibilitesi açısından son derece önemli bir uygulama. Bildiğiniz üzere yeni kanun gereği şirketlere web sitesi kurma ve belli bilgileri siteden yayımlama zorunluluğu getiriliyor. Çeşitli teknik imkanlarla da yurt dışındaki kuruluşlardan bu şirketlerin durumları izlenebilecek. Söz konusu şirketlerin, yerli şirketleri incelediğinde sermayeleri konusunda komik rakamlarla karşılaşmaları gerekiyor.

Bütün bu açılardan değerlendirildiğinde şirketlerin sermaye artırımını kesinlikle ihmal etmemesi gerekiyor" dedi.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci de Yeni Türk Ticaret Kanunu'nda asgari sermaye tutarlarının anonim şirketlerde 50 bin lira, limited şirketlerde ise 10 bin lira olarak belirlendiğini anımsattı.

Kanun yürürlüğe girmeden önce uygulama şeklinin belirlenmesi amacıyla 14 Şubat 2011 tarihinde Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un çıkartıldığını hatırlatan Bezci, anılan kanun gereği eski tarihli şirketlere sermayelerini artırmak için 3 yıllık süre tanındığını söyledi.

"Kanun yürürlüğe girmeden önceki tarihte kurulu bulunan anonim ve limited şirketlerin de 14 Şubat 2014 tarihine kadar sermayelerini söz konusu rakamlara yükseltmeleri gerekiyor" diyen Bezci, Odanın resmi web sitesi ve çeşitli ulusal gazete ilanları ile sermaye artırımı konusunun üyelere hatırlatıldığını dile getirdi.

Bezci, "Üye şirketlerimiz kanunda geçen söylemiyle (infisah) etmiş sayılmamaları yani bozulmuş, dağılmış sayılmamaları için bir an önce sermaye artırımlarını yapmaları gerekiyor" diye konuştu.

11 Şubat 2014 Salı

Starbucks'a Büyük Şok

Starbucks'a Büyük Şok

Dünyaca ünlü Starbucks'ın taklidi çıktı. Taklit olan firmanın ismi ise 'Aptal Starbucks'. Dükkanın logosu tabelası ve menüsü bile orijinal Starbucks'la aynı. Türkiye'de ise hukuk 'ahlaka aykırı' isimlere isim tescili yapmıyor.

Dünyaca ünlü Starbucks kahve zincirini taklit eden bir dükkan ABD Los Angeles’da ticari hayatına başladı. Starbucks ile menüleri bile aynı olan dükkanın tek farkı ismi. Çakma Starbucks’ın tabela ismi ‘Dumb Starbucks’. ‘Dumb’ kelimesi İngilizce’de ‘aptal’ anlamına geliyor.

Konuyla ilgili olarak Wall Street Journal’a konuşan orijinal Starbucks’ın yetkilisi ‘Dumb Starbucks’ın kendileriyle ilgili olmadığını fakat dükkanla ilgili olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Öte yandan Starbucks'ın 'çakma' dükkanla ilgili olarak yasal bir girişimi olmadı. ABD hukukuna göre böyle bir haklarının da olmadığı belirtiliyor. 

TPE İZİN VERMEZ


Konuyla ilgili olarak hurriyet.com.tr’ye konuşan Avukat Gülşen Orman Çakar ise Türkiye’de böyle bir isim durumunun hukuki olarak söz konusu olamayacağını söyledi. Av. Çakar konuşmasının devamında “ Bir kurumu açacağınız zaman bunun ismini Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) tescil ettirmeniz gerekiyor. Fakat TPE, başında ‘aptal’ ibaresi bulunan bir dükkân ismine patent vermez. Çünkü bu hukukta ‘ahlaka uygun olmayan durum' kapsamına girer” diye konuştu.

Bu tip dernek isimleri konusunda bazı durumlar olduğunu da belirten Av. Çakar şirketlerin başında ‘ahlaka aykırı’ olan isimler almaları dahilinde bile diğer bir şirketin prestijini zedeleyici bir durum varsa orijinal isme sahip şirketin dava açarak ‘çakma’ firmanın adını mahkeme kararı ile değiştirebileceğini işaret etti.

İşte Aptal Starbucks'ın menüsü



Menü orijinal Starbucks' menüsüyle tamamen aynı. Sadece içeceklerin başında 'aptal' ibaresi kullanılıyor.

Bu Para Sizin, Geri Alabilirsiniz

Bu Para Sizin, Geri Alabilirsiniz



10 yıl önceye kadar kullanılan kredilerin dosya masraflarını geri alabilirsiniz.

Yargıtay 13. Dairesi'nin emsal niteliğindeki kararına göre 10 yıl önceye kadar kullanılan kredilerin dosya masrafları tüketicilere iade edilecek.

Bankaların kredi kullanımında tüketiciden aldığı dosya masraflarına ilişkin, Yargıtay 13. Dairesi emsal niteliğinde bir karar verdi. Karara göre Tüketici Kanunu’ndan kaynaklanan 3 yıllık zamanaşımı değil, bunun yerine Borçlar Kanunu’nda yer alan 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanacak. 10 yıl önceye kadar kullanılan kredilerin dosya masrafları tüketicilere iade edilecek. Daha önce bu süre üç yıl olarak uygulanıyordu. Söz konusu emsal karar 18 Eylül 2013 tarihinde alındı. Ancak 6502 sayılı Yeni Tüketici Kanunu'nda yapılan değişiklik ile kanun 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girecek.

Karar emsal niteliğinde

Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Cevat Kazma, son 10 yılda bankalardan kullanılan kredi sayısının 75 milyon adedi geçtiğini söyledi. Cevat Kazma, tüketicilerin haklarını hukuk yolu ile nasıl araması gerektiğini de açıkladı.

Kazma, "Otomobil, konut alırken, herhangi bir ihtiyaç anında ilk akla gelen para kaynağı bankalardan alınan krediler oluyor. Bu kaynağın en fazla kullanıldığı ülkelerin başında da Türkiye geliyor. Son 10 yılda bankalardan kullanılan kredi sayısı toplamda 75 milyon adedi aşarken, kullanılan kredi miktarı toplamda 300 milyar euroyu buldu. 

Kredi kullanımında tüketiciyi isyan ettiren konu ise dosya masrafları oluyor. Birçok tüketicinin itiraz ederek iadesini talep ettiği dosya masraflarına ilişkin Yargıtay 13. Dairesi emsal niteliğinde bir karar verdi. Yargıtay; Tüketici Kanunu’ndaki 3 yıllık zamanaşımını değil Borçlar Kanunu’ndaki 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağına karar verdi. Bu karardan önce sadece son 3 yıl içinde alınmış kredilerin dosya masrafları için iade talep edilebiliyordu" dedi.

2 bin liranın altı kaymakamlığa başvuracak

6502 sayılı Yeni Tüketici Kanunu'nda yapılan değişiklik ile kanunun 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girecek olan hükümleri uyarınca dosya masrafı 2 bin TL'nin altında olan tüketiciler, ikametgah adreslerinde bulunan ilçe hakem heyetine başvurabilecekler. 2 bin TL'den 3 bin TL'ye kadar olan alacaklar için ise valilik bünyesinde kurulan il hakem heyetlerine başvuru yapılması gerektiğini belirtilen Kazma, 3 bin TL'nin üzerindeki alacaklar için Tüketici Mahkemesi’nde dava açılması gerektiğini iletti.

Kazma, sonraki aşamaları şu şekilde açıkladı: "Tüketici Hakem Heyeti'nin verdiği karara tarafların 15 günlük itiraz süresi var. İtiraz durumunda tüketici mahkemesine dava açılması gerekiyor. Görülecek olan dava, Yargıtay kararları ışığında hukuka uygun bir şekilde sonuçlanacaktır. Hakem heyetinin kararları tıpkı mahkeme ilamı gibi icraya konulabilir ve mahkemeye yapılan itiraz kararın icrasına engel değildir."

Dilekçe ve deliller önemli

Son 10 yılda kredi kullanan ve dosya masrafı ödemiş herkesin emsal karardan yararlanabileceğini belirten Kazma, davanın tüketici lehine sonuçlanması için en önemli noktanın usulüne uygun bir dilekçe ile başvuru yapılması gerektiğini söyledi. kazma, aynı zamanda delil niteliği taşıyan belgelerin de (dekontlar, kredi sözleşmesi, hesap dökümü vb.) eksiksiz olması gerektiğinin altını çizdi.

Faiziyle ödenecek

Mahkeme, tüketici lehine karar verdiğinde alınan dosya masrafı dava tarihinden veyahut daha öncesinde ihtarname ile talep edilmiş ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüketiciye iade ediliyor.

Türkiye'de son 10 yılda kullanılan kredi sayısı 75 milyon adedi geçti. Bu kredi sayısının yüzde 20'si 2013 yılında kullanıldı. 2005 yılında ortaya çıkan ihtiyaç kredisi en çok kullanılan kredi türü olurken, ardından konut kredisi geliyor. 

İstanbul'da İcradan Satılık Airbus

İstanbul'da İcradan Satılık Airbus

Satışa çıkarılan uçak Airbus A310-304 model. Uçak için belirlenen muhammen bedel 8 milyon 8 bin TL.

Geçtiğimiz yılsonuna doğru işletme ruhsatı iptal edilen Saga Havayolları’na ait Airbus A310-304 model bir uçak icradan satışa konuldu. Alacaklı bankanın satışa çıkardığı uçak için 8 milyon lira bedel belirlendi. Şirket sahipleri ise belirlenen fiyatın düşük olduğu gerekçesi ile satışa itiraz etti.

İşadamı Abdulkadir Kolot’un 12 yıl kadar önce kurduğu, 10 uçaklık filoya kadar ulaşan şirket özellikle yurtdışı operasyonlardan beklediği performansı yakalayamayınca sıkıntıya girmişti.

Mali zorluk yaşayan şirketin faaliyetleri önemli ölçüde azalırken, şirket bünyesindeki varlıkların da icradan satışı gündeme geldi. Alacaklı bankalardan biri şirkete ait uçaklardan birini icradan satışı çıkardı.

8 MİLYON TL'YE


Satışa çıkarılan uçak Airbus A310-304 model. Uçak için belirlenen muhammen bedel 8 milyon 8 bin TL. İcradan satış ihalesi 20 Şubat’ta yapılacak. Bakırköy 18. İcra Müdürlüğü’nün yapacağı satış ihalesinin ikincisi 7 Mart’ta yenilenecek.

SATIŞA İTİRAZ EDİLDİ


Şirket kaynaklarından edinilen bilgilere göre ise, icradan satışa itiraz edildi. İtiraz gerekçesini ise uçak için belirlenen bedel oldu. Şirket kaynakları söz konusu uçağın 10 milyon dolar seviyesinde bir değere sahip olduğuna işaret etti.

Saga Havayolları'nın kapanması yanı sıra SKY Havayolları da faaliyetlerini durdurmuştu.

Banka 81'lik Teyzenin Kefen Parasını İç Etti

Banka 81'lik Teyzenin Kefen Parasını İç Etti



Bankalar sonunda bunu da yaptı... Şoke eden olay Kütahya'da yaşandı.

Kütahya'da, 2008 yılında bankaya vefatının ardından kullanılması için yatırdığı parayı çekmek isteyen Vasfiye Gülhan'ın (81), hesabındaki paranın 'hesap işletim ücreti' ve 'bankacılık hizmet bedeli' altında kesilerek sıfırlandığı iddia edildi.

Gülhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2008 yılında bankaya "kefen parası" için 640 lira para yatırdığını ve daha sonra aynı yıl sadece 90 lira para çektiğini söyledi.

Kendilerine gelen hesap ekstresinde 2009 yılında 537 lira görünen paranın, 2011 yılında sıfırlandığını ifade eden Gülhan, şöyle konuştu:

-"Vefatımda çocuklarımın elinde para olur, olmaz düşüncesiyle 2008 yılında bankaya 'kefen parası' olarak yatırdım. Daha sonra ben bankaya hiç gitmedim. Paramı kaybetmişler. 'Paran yok' dediler. Ne yapacağımı bilemedim, şaşırdım kaldım. Oğlum şimdi paramı tekrar alabilmek için uğraşıyor. Babam, Çanakkale'de savaşmıştı. Gazi olarak geldi, gazilik maaşı bile alamıyorum. Hükümetimizin verdiği 3 aylıkla geçimimi sağlıyorum. Ben paramı istiyorum, bu para elimde harçlıktı, kefen paramdı. Paramı bana geri versinler.'

"Hukuki çerçevede hakkımızı arayacağız" 
Gülhan'ın yanında yaşadığı oğlu Nurettin Gülhan da annesinin kefen parası olarak biriktirdiği parayı bir bankada hesap açtırıp yatırdığını hatırlattı.

Banka hesabı açılırken kendilerine bir açıklama yapılmadığın savunan Gülhan, şunları söyledi:

"Aradan zaman geçti, annem bana 'bankada bir hesabım vardı, araştırır mısın?' dedi. Bunun üzerine bankaya gittim, sözlü olarak hesabın akıbetini sordum. Bana cevap veremediler. Daha sonra annemin adına bankanın Kütahya şubesine yazılı dilekçeyle müracaat ettim. Başvurumun ardından bir yıl kadar bekledim. Yine cevap alamadım ve bu kez de bankanın İstanbul'daki genel müdürlüğüne dilekçe yazdım. Bankadan adresimize hesabımızla ilgili bir ekstre geldi. Ekstrede, hesabımızda para olmadığı, belgeyle bildirildi. Ekstrede annemin hesabında, banka 'hesap işletim kesintisi' adı altında ücret alınmış. Bunun kanunen uygun olup olmadığını bilmiyorum. Elimdeki belgelerle hukuki çerçevede hakkımızı arayacağız.'

Banka yetkilileri de konuyla ilgili vadesiz hesapta yapılan kesintilerin tamamen yasal olduğunu ve bu hesabın verildiği sırada yapılan sözleşmede de bu bilgilerin yer aldığını savundu. 

Almanya'da İşten Çıkarma Furyası Başladı

Almanya'da İşten Çıkarma Furyası Başladı

Almanya'da dünyaca ünlü dev şirketler ardı ardına işçi çıkaracaklarını açıklamaya başladı.

Volvo şirketi ağır vasıta üretiminde çalışan 4 bin 4 yüz çalışanı ile yollarını ayıracağını duyurdu. Volvo, ağır vasıta üretiminde dünyada ikinci sırada geliyor. Elektronik devi SONY de ekonomik gelişmelerin kendisini de 2014 baharına kadar dünya çapındaki yaklaşık 5 bin kadar TV ve bilgisayar alanındaki çalışanı ile yollarını ayırmak zorunda bıraktığını açıkladı. Bu kervana Airbus da bin kadarı Bavyera’da olmak üzere toplam 2 bin 500 çalışanının işine son vererek katılıyor.

Kimya devlerinden olan BASF yönetimi de işçi temsilcileri ile konuşarak 250 kişilik bir kadro küçülmesine gideceklerini belirterek bunların tamamen idari kadrodan olacağının altını çizdi. Mikroçip üreticisi Intel 5 bin çalışanını hedeflediğini belirterek bunların daha çok emekliye ayırma ve gönüllü ayrılmak isteyenlere yardımcı olmak şekliyle gerçekleşeceğini duyurdu. Essen’li RWE enerji devi ise küçülmeye devam ediyor. Şirket, toplam bin 5 kişilik çalışan sayısını yarıya indirerek 750 kişiyi hedeflediklerini açıkladı.

Baskı makinaları üreticisi Koenig&Bauer firması da dünya piyasasındaki daralmayı gerekçe göstererek bin 500 kişinin işine son verileceğini belirtti. Havacılık ve savunma sanayi devlerinden EADS bünyesindeki askeri araçlar üreten Airbus Military, Astrium ve Airbus Space & Defense bölümlerini birleştirerek 2016 sonuna kadar toplam 5 bin 800 kişilik çalışan ordusu ile yollarının ayrılacağını duyurdu.

Dolar 2,2173 TL

Dolar 2,2173 TL

Serbest piyasada bu sabah itibarıyla dolar 2,2173 TL'den satılırken, avronun satış fiyatı 3,0297 TL oldu.

Serbest piyasada bu sabah itibarıyla 2,2167 TL’den alınan dolar 2,2173 TL’den satılırken, 3,0282 TL’den alınan avro’nun satış fiyatı ise 3,0297 TL olarak gerçekleşiyor. Avro-dolar paritesi 1,3659 seviyesinde.

İstanbul serbest piyasasında işlem gören dolar, avro, sterlin, Japon Yeni, Suudi Arabistan Riyali ve diğer para birimlerinin sabah saatlerindeki açılış fiyatları şöyle:

Döviz Cinsi Alış Satış Günlük Fark (Yüzde)

ABD Doları  2,2167  2,2173  0,15
Avro  3,0282  3,0297  0,26
Avustralya Doları  1,9890  2,0020  0,4
Kanada Doları  1,9930  2,0030  -0,45
İsviçre Frangı  2,4742  2,4760  0,29
Danimarka Kronu  0,4042  0,4057  -0,1
İngiliz Sterlini  3,6396  3,6418  0,26
100 Japon Yeni  46,1120  46,1800  0,18
Norveç Kronu  0,3605  0,3620  -0,11
Saudi Riyali  0,5894  0,5926  -0,17
İsveç Kronu  0,3412  0,3425  -0,09

Küresel Piyasalar Fed Başkanı'nın Konuşmasına Odaklandı

Küresel Piyasalar Fed Başkanı'nın Konuşmasına Odaklandı

Küresel piyasalar genel olarak pozitif görünümü korurken, bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yeni başkanı Janet Yellen'in Senato'da yapacağı sunuma odaklandı.

Fed'in yeni başkanı Yellen bugün Temsilciler Meclisi'nde para politikaları ile ilgili bir sunum yapacak. Analistler, Yellen'in yapacağı sunumun satır aralarında parasal genişlemenin sınırlandırılmasına ve önümüzdeki dönem piyasaları etkileyecek politikalar konusunda ipuçlarının aranacağını belirtiyor.

ABD piyasalarında dün veri takviminin de zayıf olmasının etkisiyle dar bandda yatay bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,05 oranında yükseliş kaydederken, S&P 500 endeksi yüzde 0,16, Nasdaq bileşik endeksi yüzde 0,54 oranında değer kazandı.

Avrupa tarafında yükseliş eğilimini devam ettiren avro/dolar paritesi son iki haftanın en yükseği olan 1,3678'i görürken, bu seviyeler ayrıca analistlerin kritik direnç seviye olarak nitelendirdikleri, aralık ayında 1,3890 seviyelerinden başlayan düşüş trendinin üst bandı olarak da dikkati çekiyor.

Dün Almanya'da DAX endeksi yüzde 0,13 oranında değer kaybederken, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,21, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,3 oranında artış kaydetti. Yurt içi piyasalarda, Borsa İstanbul'da gün boyu satıcılı bir seyir izlense de teknik olarak kısa vadeli destek seviyelerinin çalıştığını belirten analistler, döviz kurlarında volatilitenin azaldığını, bunun da piyasaları pozitif etkilediğini kaydediyor.

BIST 100 endeksi dün 63.500 - 64.400 arasında yatay bir seyir izlerken, yurt içi piyasaların kapanışında 2,2190 seviyelerinde olan dolar/TL, bugün bankalararası piyasanın açılışında 2,2175 seviyelerinde bulunuyor.

Analistler, bugün takip edilecek önemli bir veri olmadığını, piyasaların, Yellen'in saat 17.00'de Temsilciler Meclisi'nde yapacağı sunuma odaklanarak yatay seyrini devam ettirebileceğini tahmin ediyor. BIST 100 endeksinin 63.400 seviyesinin destek konumunda olduğunu ifade eden analistler, 64.500 ve 65.500 seviyelerinin ise direnç olarak takip edileceğini kaydediyor.

Borsa Güne 64.383 Puandan Başladı

Borsa Güne 64.383 Puandan Başladı



Borsa güne, 333,51 puan artışla 64.383,67 puandan başladı.

Borsa İstanbul (BIST)100 Endeksi, güne alıcılı başladı.

Endeks, ilk seansa 333,51 puan artışla 64.383,67 puandan girdi. Hisse senetleri ortalama yüzde 0,52 oranında değer kazandı.

Bakan Şimşek'ten 'Yolsuzluk' Açıklaması

Bakan Şimşek'ten 'Yolsuzluk' Açıklaması

Maliye Bakanı Şimşek, yolsuzlukla mücadele reformunun yakında hayata geçirileceğini söyledi.

Şimşek, "Yolsuzlukla mücadelede çok daha güçlü şekilde bir reform çalışmasıyla milletimizin önüne çıkacağımız açık ve net. Şu an bunun çalışmasını yapıyoruz" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara Üniversitesi ve Sincan Belediyesince düzenlenen, Emlak Vergisi Sorunları ve Çözümleri Sempozyumu'nda önemli açıklamalarda bulundu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Türkiye'nin özellikle daha şeffaf, daha hesap verilebilir, daha iyi yönetilebilir olması noktasında özellikle yolsuzlukla mücadelede kesinlikle çok daha güçlü şekilde bir reform çalışmasıyla milletimizin önüne çıkacağımız açık ve nettir. Şu anda o çalışmaları yapıyoruz" dedi.

Şimşek, Ankara Üniversitesi ile Sincan Belediyesinin ortak düzenlediği "Emlak Vergisi Sorunları ve Çözümleri" sempozyumunda, emlak vergisinin çok önemli bir alan olduğunu söyledi. Bu alanda ciddi sorunların yaşandığına dikkati çeken Şimşek, "2003-2004 yıllarıydı ben o zaman İngiltere'deydim. İstanbul'a geldiğimde bir arkadaşın önerisiyle çok güzel bir konaklar projesi vardı. Ben de bir tane satın almak istedim. Konağı seçtik, fiyatına da tamam dedik. İş ödemeye gelince sorun yaşadık. Dediler ki istenilen fiyatın 5-6'da 1'ini buraya yazarız. Kalanını nakit olarak açıktan... Ben dedim ki İngiltere'den transfer yapacağım, nasıl açıktan veririm size? 'Getirirsiniz bankadan çekip ödersiniz' olmaz dedim ve almadım" diye konuştu.

Maliye Bakanlığı olarak bu alanda sık sık sorunlarla karşılaştıklarını anlatan Şimşek, değer tespitinde ciddi tutarsızlıkların olduğunu ifade etti. Bakan Şimşek, yan yana olan iki belediyede bile ciddi farklılıkların olabildiğine işaret ederek, bunun da belediyelerin gelirlerini olumsuz etkilediğini söyledi.

Şehir rantlarının doğru şekilde vergilendirilememesinin temelinde de emlak vergisinde değer tespitiyle ilgili yaşanan sorunların yattığını belirten Şimşek, kamulaştırmalarda ve kamu mallarının satışında da benzer sorunlarla karşılaştıklarını dile getirdi.

Şimşek, şunları kaydetti:

"Merkezi Hükümetin artık bu alanda çok ciddi bir düzenleme yapmasına ihtiyaç var. Aslında şu anki Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi'ne bakarsanız hiçbir sınırlama yok. Yani eğer mahalli idareler arzu ederlerse ellerindeki tüm verileri, yani piyasa değerine yaklaştıracak her türlü imkanı biz sağladık kendilerine. Değer tespitinde en ufak bir sınırlama yok. Mahalli İdarelerimiz arzu ederlerse bir taşınmazın emlak vergi değerini piyasa değerine yaklaştırmaları ve piyasa değeri üzerinden bu vergileri almalarının önünde hiçbir engel yok. Biz bunun önünü açtık ama maalesef yerel uygulamalar bir standarda sahip değil, zaman zaman tutarsızlıklar arz ediyor, dolayısıyla benim görüşüm bu alanda bizim bir reforma ihtiyacımız var."

Bakan Şimşek, vergi oranlarıyla oynamaksızın daha çok vergi adaletine yönelik yapacakları düzenlemelerle, belediyelerin ilave imkanlara sahip olacağını ve bu imkanların vatandaşlara harcanacağını söyledi.

"CARİ AÇIKTA DÜZELME OLACAK"

Türkiye ve dünya ekonomisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Türkiye'deki temel makroekonomik dengelerde iyileşmeler olacağını belirtti. Şimşek, iç talepte bir miktar yavaşlama öngördüklerini de kaydederek, son dönemde alınan tüketimi sınırlayıcı tedbirlerin cari açıkta çok ciddi düzeltme getireceğini kaydetti.

AB'deki toparlanmanın da Türkiye'ye olumlu katkılarının olacağını ifade eden Şimşek, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki kargaşaların sona ermesinin de ülkenin dış ticaretine pozitif etki edeceğinin altını çizdi.

Maliye Bakanı Şimşek, geçen yıl yapılan altın ithalatının da ciddi oranda azaldığına dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bununla birlikte liradaki değer kaybının enflasyona bir miktar yansıması olacak. Her ne kadar son gelişmelerin, küresel veya Türkiye'deki iç gelişmelerin bütçeye birtakım olumsuz yansımaları olabilecekse de ben yine de bütçe hedeflerinin gerçekleştirilebilir olduğu kanısındayım. Yani özetle bütçe ayağında manevra alanımız var, elimiz çok güçlü. Cari açıkta çok ciddi bir iyileşme sözkonusu olacak. Türkiye'nin risk algısı iyileşecek, yılın ilk yarısında enflasyon da geçici bir çıkış yaşanır ama yılın ikinci yarısına doğru özellikle 2015'in ilk yarısında tekrar yüzde 5'lik hedeflere doğru iner diye düşünüyorum. Büyümede bir miktar iç kaynaklı yavaşlama olabilir ama ümit ediyorum ki dış talepteki güçlenme Türkiye'ye olumlu yansır fakat bunlar kısa vadeli değerlendirmeler, orta ve uzun vadede Türkiye geleceği son derece parlak bir ülkedir."

"SİYASİ İSTİKRAR TEHLİKEDE DEĞİL"


Bakan Şİmşek, Türkiye'nin temellerinin sağlam olduğunu vurgulayarak, siyasi istikrarın tehlikede olmadığını dile getirdi. Bundan dolayı kısa vadedeki makro dengelerde de bir miktar iyileşmenin söz konusu olacağını belirten Şimşek, orta ve uzun vadede ise Türkiye'nin önünün son derece açık olduğunu söyledi.

Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Her şeyin başı reformdur. Son gelişmeleri biz bir fırsata dönüştüreceğiz. Türkiye'nin özellikle daha şeffaf, daha hesap verilebilir, daha iyi yönetilebilir olması noktasında özellikle yolsuzlukla mücadelede kesinlikle bizim çok daha güçlü şekilde bir reform çalışmasıyla milletimizin önüne çıkacağımız açık ve nettir. Şu anda o çalışmaları yapıyoruz. Türkiye tabii ki devlet içinde birtakım yapılanmalara karşı mücadele ederken maalesef içeride ve dışarıda sanki hukuk devletinden uzaklaşılıyor algısı yaratılmaya çalışılıyor ama esas hukuksuzluk devlet içinde gayrimeşru unsurların çabalarıdır. Yani bunu görmemezlikten gelip sadece hükümetin bunu kontrol etmeye yönelik çabalarını 'hukuk devletinden uzaklaşma' diye analiz edersek hem ülkemize hem de milletimize, milli iradeye büyük haksızlık yapmış oluruz diye düşünüyorum."

Emeklilere Özel Bankalardan Promosyon Müjdesi

Emeklilere Özel Bankalardan Promosyon Müjdesi

Kamu bankaları promosyonda eli sıkı davranırken, özellerin rekoru 450 liraya ulaştı. Memur-Sen, 'Bu rakam pazarlıkla çok rahat 900 liraya çıkar' açıklaması yaptı.

Emekliler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın kamu bankaları ile yaptığı promosyon görüşmelerinde umduğunu bulamazken, özel bankalar harekete geçti. Kamu bankaları emekliye yılda 80 lira promosyon verilmesini teklif ederken, özel bankalar biraz daha cömert çıktı. 

Emekliyi bünyesine çekmek isteyen özel bankalar 450 liraya varan promosyon önerdi. Bu durum, Bakanlık'ın özel bankalarla da promosyon masasına oturması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

PASTA BÜYÜK


Bakanlık ile kamu bankaları arasında yapılan pazarlıklara katılan Memur-Sen'in Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul da, özel bankalarla bir an önce görüşmelerin başlaması gerektiğine dikkati çekti. Tonbul, "Şu an özel bankalar emekliye en fazla 450 lira promosyon veriyor. Ancak yapılacak pazarlıkla bu rakam çok rahat 800- 900 liraya çıkarılır" dedi. 

Yıllık 120 milyar lira olan emekli maaş pastasının, bankalar için önemli olduğunu vurgulayan Tonbul, "Pazarlık bile yapılmadan, özel bankalar emekliye promosyon veriyor. Çünkü gelen emekliden para kazanacaklarını biliyorlar. Emekli, maaşını çektiği bankadan elektrik, su, telefon gibi faturalarını ödeyecek ve özel bankalar buradan kâr edecekler" diye konuştu.

RAHAT ULAŞIR


Kamu bankalarının emeklinin kendilerine muhtaç olduğunu düşündüğünü ifade eden Tonbul, şunları kaydetti: "Bu bankalar, çok yaygın olmalarını kendileri için avantaj olarak görüyor. 'Ücra köşedeki emekli, zaten maaşını benden almak zorunda' diye düşünüyorlar. Ama emeklinin böyle bir muhtaçlığı yok. Özel bankalar da ATM'ler ve ortak noktalar ile Türkiye'nin tümüne çok rahat ulaşabilir. Kamu bankaları bunun farkında değilmiş gibi davranıyor."

ÖZEL REKABET VAR


Bazı bankaların maaşlarını kendilerine taşıyan emeklilere özel uygulamaları şöyle: 

Denizbank: Emeklilerin maaş hesabına 400 lira nakit hediye ediyor. Bu emeklinin ayrıca fastPay (bir çeşit mobil cüzdan) uygulamasını indirmesi ve kayıt olması durumunda fastPay cüzdanına ek 50 lira daha ödül yatırıyor.

Garanti Bankası: Maaşını 12 ay için bankaya taşıyan emeklilere, çeyrek altın kazandırıyor. Bankaya yatan ilk maaşı takip eden ayın ilk haftasında çeyrek altın karşılığı gram altın, açılan vadesiz altın hesabına yükleniyor.

İş Bankası: Kredi kartına 50 lira değerinde puan yüklüyor.

Türk Ekonomi Bankası: Maaşını taşıyan emekli, hesap işletim ve kredi kartı ücretiyle internet şubesinden yapacakları havale ve EFT işlemleri için bedel ödemiyor. Emekli ayrıca indirimli faiz oranlarıyla kredi alabiliyor.

Şimşek'ten Cari Açık Tahmini

Şimşek'ten Cari Açık Tahmini

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Cari açıkta öngörülerin çok ötesinde bir daralma yaşanacak" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara Üniversitesi ve Sincan Belediyesince düzenlenen, Emlak Vergisi Sorunları ve Çözümleri Sempozyumu'na katıldı.

Bakan Şimşek burada yaptığı konuşmada cari açığa değindi. Cari açıkta öngörülenlerin çok ötesinde bir daralma yaşanacağını belirten Şimşek, kurdaki düzeltmenin de enflasyona bir yansıması olacağını söyledi.

Şimşek, ''Maliye politikasında şokları karşılayacak manevra alanımız var. Cari açıkta öngörülerin çok ötesinde bir daralma yaşanacak. 2014'te vergi gelirlerinin %23'ü eğitime harcanacak. Kurdaki düzeltmenin enflasyona bir yansıması olacaktır'' diye konuştu.