Bekir Coşkun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bekir Coşkun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2013 Salı

Bekir Coşkun: Ve Komutan Ağladı...

Yatağın yanına diz çöktü...
89 yaşındaki annesinin elini aldı, çevirip avucunu öptü...
İki damla gözyaşı kalmıştı yaşlı avuçta...
*
Harp Okulu’nu bitirdi...
Rusça ve İngilizce anadili gibi...
Kıbrıs Barış Harekâtı’na katıldı...
Gazi oldu...
Şemdin Sakık’ı yakalayıp getirdi...
Abdullah Öcalan’ı Kenya’dan alıp getiren timin başıydı...
Birçok kez sınır ötesi operasyonları yönetti...
Kurşunlandı...
38 gün Kuzey Irak dağlarında su yüzü görmeden yaşadı...
Bitlendi...
Vuruldu...
Dünyanın en iyi askeri birlikleri olan SAS ve SAT komandolarını o yetiştirdi...
*
Herkes -şimdi daha iyi tanınan- Tayyip Erdoğan’ın önünde eğilirken, o törende, komutan Engin Alan ayağa kalkmadı...
*
PKK’li teröristlerin davul zurna ile karşılandığı günlerdi...
“Terör örgütü mensubu” diye komutanı attılar içeri...
38 yıl hapis...
*
89 yaşındaki annesinin son günlerinde, onu görmek istedi...
Zar zor izin aldılar...
İşte o yatağın yanında diz çöktü...
“Anne” dedi...
Günlerdir yaşam fonksiyonları yanıt vermeyen anne ilk kez gözlerini araladı, “Oğlum” diyebildi...
Avucunu öptü annesinin...
İki damla gözyaşı kaldı annenin avuçlarında...
Hücresine döndü...
*
Acılar bitmedi...
Bitmiyor...
*
Türkiye’de sanki hukuk, yargı varmış gibi yapmayın...
Yoktur...
Karşıdevrimin elinde, infaza, intikama, parmaklığa, hücreye dönüşmüş bu zulmü hukuk sayarsanız...
Kimse çemberin dışında değildir...
En masum anneler dahi...
*
89 yıl sonra, mübarek annenin avucuna bırakılan, işte iki damla gözyaşıdır...

8 Aralık 2013 Pazar

Bekir Coşkun: Atatürk Deyince Ödleri Patlıyor...

Bekir Coşkun
Ben futboldan anlamam...
Ama bu sefer anladım...
Skor:
“Yüce Atatürk...”
*
Fethiyespor oyuncuları sahaya “Yüce Atatürk” yazısı ile çıkınca...
“Gooolllll...” dedim...
Enişte itiraz etti:
“Ne golü, bir kere top iki direğin arasından geçince gol olur, hani daha ortada top yok ki?..”
Vardı...
Geçirdiler...
*
Futbol uzun yıllar özellikle Güney Amerikalı diktatörlerin toplumlarını uyutma yöntemiydi...
Bizim milletin her şeyi ters ya...
Futbol diktatörü sallıyor...
Diktatör futbol sahalarında paçavra...
Bir gün olsun herhangi bir şeref tribününe gidip oturamaz mesela...
Hodri stadyum...
*
Birinci ligi şike davaları ile bastırıp büyük takımları baskı altına almaya çalıştıklarında, ikinci, üçüncü liglerdeki yürekli futbolcuları ya da Anadolu kentlerindeki ve kasabalarındaki futbolu hiç hesaba katmamışlardı...
İşte Fethiyespor...
Türkiye ayakta alkışladı...
Hükmen şampiyondur...
*
TFF “Yüce Atatürk” yazısı yüzünden, “Futbol sahasında sadece futbol oynanır” diye, Fethiyespor’u disiplin kuruluna gönderdi...
Eğer:
“Yüce İmam...”
“Yüce Tayyip...”
“Yüce Recep...”
“Yüce Sultan...”
Yazılsaydı, hepimiz biliyoruz ki TFF onları asla disipline gönderemeyecekti...
*
“Rabia” işareti yaptılar, serbest mesela...
Portakal tutar gibi ampul işareti yap...
Namaz kıl kalenin içinde...
Mevlüt oku orta yuvarlakta...
Türbanlı çıktılar nitekim...
Ceza meza yok...
Ama yüreğinin üzerinde “Yüce Atatürk” yazanlara ceza verecekler...
*
Mesele Atatürk korkusudur...
Atatürk deyince ödleri patlıyor...

6 Aralık 2013 Cuma

Bekir Coşkun: Bademler...

“Kömürcü vali” var mesela...
Eve döndüğünde kapıyı açtılar, yüzü gözü kapkara, sade iki göz...
Hizmetçi bayıldı...
Kamyonla kömür dağıtmış...
İnsanlar onu gördüklerinde akıllarına kömür çuvalı geliyor...
Onun için vali oldu zaten...
Kömür çuvalı taşısın diye...

*
“Möbleci vali” var...
Seçmene üçlü kanepe, televizyon altlığı, muhtara baba koltuk götürdü...
En son bulaşık makinelerini de dağıttı...
Su yok...
Ödül olarak büyük kente aldılar...

*
Vali var...
Cami yaptırma derneği fahri başkanı...
Boş zamanlarında gidip cami inşaatında oturuyor...
Minarenin merdiveninden iki kez düştü...

*
Eskişehir valisi...
Gezi olaylarında öldürülenlerin, suçu polise atmak için kendi kendilerini öldürdüklerini medyaya açıkladı...
“Öldürenler sivil” dediğinde ise doğru çıktı...
Sivil polislerdi...

*
Isparta valisi...
Sabah uyanınca “İlahi mesaj aldım, Isparta ilim şehri olacak” dedi, acele Nur sempozyumunu topladı...
Normalde valiler Ankara’dan mesaj almazlar mı?..
Bu uykusundan fırlıyor:
“Encümeni toplayın, ilahi mesaj geldi!..”

*
Adana...
Dibi gelmişti, boyattı çıktı...
Rastladığı ilk vatandaşa “Gavat” dedi...
Sembol isimler arasına girdi...
İlk seçimde milletvekilidir...

*
Urfa...
Devletin valisi öyle koyu AKP’li oldu ki, onu Urfa’ya belediye başkanı yapmaya karar verdiler...
Urfalılar “Urfa’ya paşa geldi”yi “Urfa’ya vali geldi” yaptılar...
Maraşlı...
Urfa’da adam yok (!) çünkü...
Milletvekili de zaten Artvin’den gitti...
Bu nedenle Urfalılar AKP’ye yüzde 64.8 oy verdiler...

*
Valla müstahak size hemşerim...  

17 Kasım 2013 Pazar

Son Leopar - Bekir Coşkun

Kendisine benzemeyen ne varsa öldürmek istiyor...
Bakıyor dört ayağı var...
Öldürüyor...

*
Pars...
Kedi...
Kurt...
Köpek...
Kaplumbağa...

*
“Leopar mı değerli, insan mı?” diyor hâlâ...
Parsı okula göndermediler...
Ona yeryüzündeki canlılardan sorumlu olduğunu, her canlıyı koruması gerektiğini, yeryüzünün sadece insanlara ait olmadığını öğretmediler...
O hayvan...

*
Kaç gündür o leoparı düşünüyorum...
Muhtemelen o sonuncu leopardı... Sadece bu topraklarda yaşayan, yeryüzünün en muhteşem koca kedisi...
Sıkıştırılmadıkça, yaralanmadıkça, çaresiz kalmadıkça (bir sürü yalanla suçu örtmek isteseler de) asla insana saldırmayan, insanlardan özenle uzak duran bir tür...

*
Artık tek başına kalmıştı...
Hangi dağa yönelse, hangi vadiye inse, hangi tümseği aşsa insanlar vardı... Ve kendisini görünce ilk akıllarına gelen şeydi öldürmek...
Durmadan kaçtı...
Ayağında, eskiden kalma bir tabanca kurşunu ile oradan oraya attı kendini... Farklı olanı yok etmek tutkusu peşindeydi ve o bunu biliyordu...
Tıpkı bu topraklarda yaşamış öbür farklılıklar gibi...
Rumlar...
Ermeniler...
Aleviler...
Süryaniler...
Tüm yok edilmesi gerekenler gibi...

*
Her seste irkildi...
Gizlenerek, korkarak... Farklı olanı yok etme güdüsünün peşinde olduğunu bilerek... Fark edilmekten ürke ürke... Yokmuş gibi yapa yapa...
Bu kadar yaşayabildi leopar...

*
Sonuncusunda kaçamadı, onu bir çalılıkta köpeklerle ve silahlarla çevirip öldürdüler...
Duvarın dibine yatırdılar...
Başına toplandılar...
Fotoğraf çektirdiler üzerine basarak ve gülümseyerek...
Bu topraklardaki son leopardı...
Yok edildi...